Baştan sona pislik


 

Yine geçici olarak Türkiye’deyim. Son günlerin popüler aktivitesi olan Sedat Peker videolarına sardım biraz. Pisliğin ayyuka çıkması maalesef şaşırtmadı. Kuralların görece işlediği çevrelerde büyüyen insanların şaşırmasına da saygı duyuyorum. Benim büyüdüğüm çevrede gördüklerimden yaptığım çıkarımlara göre, beklentim bundan çok daha kötüsü.

~~

Basit bir çoğaltıcı kabloya ihtiyacım oldu, ucuz olduğu için çok da incelemeden gittigidiyor üzerinden sipariş verdim. Buz gibi kazıklanmışım. Gayet resimdeki gibi görünen ancak çalışmayan bir ürün geçti elime. Satıcı yorumlarına bakıyorsun “%97 olumlu”. Yorumları eşeliyorsun (aynı gün içerisinde vanilya, perde ve ekran kartına “çok iyi, süper” diye yorum yazan) bot hesaplar. Binlerce sahte yorum. %3 olumsuz yorumun içerisinde benim gibi kazıklanan onlarca insanın “ürün bozuk, güvenmeyin” mesajları kaybolup gitmiş. Benim 2 dakikamı aldı bunu fark etmek, demek ki gittigidiyor.com için herhangi bir problem yok. Ekosistem kurulmuş; satan, sattıran, vergisini alan memnun.. İade ile falan uğraşmadım, aynı tuzağa tekrar düşmemek için cüzi bir eğitim ücreti verdiğimi varsayıyorum sadece. Gittigidiyor gibi bir sitenin marka değerinin bu kadar ucuzlamış olması sevindirici.

~~

Sonraki gün yine farklı bir sahtekarlığa tanık oldum. Ürünleri 200-300 lira daha ucuza satan ancak ne hikmetse sadece EFT ile ödeme kabul eden bir site soruldu bana, “bunlar neden ucuz” diye. Bu kez kazıklanan olmadı, pisliğe alıştığımız için hemen farkına vardık sitenin dolandırıcı olduğunun. Ancak girip inceleyince gayet başarılı bir dolandırıcılık yöntemi gibi göründü. Web archive ve google kayıtlarına göre, aynı siteyi her ay farklı isimlerle yayına açıp bir grup insanı dolandırdıktan sonra kapatıyorlar. Sitedeki yorumların tamamı sahte ve gerçek sitelerden kopyalanmış. Parayı EFT ile aldıkları için banka güvence sağlamıyor, kredi kartlarındaki gibi chargeback garantisi de yok. Site yurt dışında host edildiği için hukuki yollar en iyi ihtimalle dolambaçlı, muhtemelen de tıkalı.

~~

0850’li numaralardan arayan dolandırıcılar da tam gaz. Kullandığım bir uygulama ile engelliyorum bu numaraları. Ancak çevremde gördüğüm kadarıyla millet gayet alışmış bu aramalara.

~~

Bunlar günlük olaylar belki, “ne alakası var ya” diyebilirsiniz. Devlet-mafya ilişkisinin (veya sinoniminin) ortaya saçılmasından bir şeylerin değişeceğini düşünüyor ve buna seviniyor da olabilirsiniz. Umarım haklı çıkarsınız. Ancak benim umudumu kaybedip defolup gitme sebebim, bu durumun değişmesinin imkansızlığıydı. Halen haksız olduğumu göremediğim için üzgünüm.

Tüm sistem suistimal üzerine kuruluyken, bu sistem içerisinde değişiklik yaratacak güzel işler yapmak isteyen insanların olduğunu düşünmek sadece hayal. Bunun kanıtı da, topluma dayatılan hiyerarşinin en üst katında olduğu söylenen insanların Sedat Peker videoları ile ortaya çıkan devasa pis işlerinden, sıradan bir dükkan sahibinin 20 liralık dolandırıcılık işlerine kadar toplumun her kademesine işlemiş olan, adı bile konulamayan bu lağım kokusu.