Şark ve hadsizlik

Türkiye’den uzak durdukça yokluğuna alıştığım; artık orada olmadığım için ara sıra kendime sarılmama, ufak öpücükler kondurmama sebep olan bir konuya değinmek istiyorum: Sınır bilmezlik.

Herhangi bir şekilde ufak bir samimiyet kırıntısı oluştuğunda suratına boca edilen “ÖYLE YAPMA BÖYLE YAP” hadsizliğinden bahsediyorum. Bu durum yaş ilerledikçe daha da kronik bir hal alıyor insanlarda. Aile bağlarımın Van der Waals bağlarından bir tık zayıf olmasının sebebi de bu sanırım: “Dönsene Türkiye’ye”, “Çocuk ne zaman?”, “Araba alsana”, “Maaş ne kadar?”..

Geldiğimden beri, gayet iyi ilişkiler kurmama rağmen, kimse bu şekilde üzerine vazife olmayan konularda bilgi almaya veya akıl vermeye çalışmadı. Burada insanlar, onları etkileyecek bir şey yapmadan önce kendi çocuklarından bile izin alıyorlar.

Neyse fazla uzatmayacağım. Aklıma şu tivit geldi: